Altını Çizdiğim Notlar: Üzeyir Garih

Okuduğum her kitabın altını çizer ya da kenarına özet çıkarırdım. Teknoloji ile bu alışkanlığımı değiştirmeye başladım. Artık fotoğrafını çekiyor ve telefonumdaki Skitch uygulaması sayesinde işaretliyor ve dijital not defterim olan Evernote’a kaydediyorum.

 

Son zamanlarda okuğum kitaplardan birisi ise Üzeyir Garih’ten İş Hayatım Kesitler Gençlere Tavsiyeler isimli kitabı oldu. İTÜ’den mezun bir makine mühendisi olan Garih’in iş hayatındaki tecrübelerini paylaştığı bir anı kitaplarının serisinden birisi olan bu kitap, iyi bir tecrübe paylaşımını içeriyor.

 

Elimde kitabı görenlerin sorduğu soru genellikle Üzeyir Garih ismimin mafyayla ilişkilendirildiği şeklinde ancak sanırım yazarın öldürülmüş olması sonucunda çıkan haberlerin bunda ciddi etkisi var.

 

Sözü uzatmadan, notları sizinle paylaşayım:

 

Bilge Hakkında Çin Atasözleri:
  • Bilmeyen ve bilmediğini bilen çoktur, ona öğretin.
  • Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın.
  • Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının.
  • Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu izleyin.

 

Modern toplumlarda gençlerin bilgisi, orta yaşlıların deneyimine ağır basıyor.

 

Ancak hırsı ihtirasa dönüştürmemek lazımdır, yoksa insan bir anda bir hedefe varmakla yetinmeyerek birçok hedefe birden varma hırsına kapılır. Kolayca varabileceğimiz ilk hedefi bile kaybetme durumuna düşebiliriz. Bu yüzden hırsı dozunda tutmak, başarı unsurlarını da gereği kadar kullanmak zorunluluğu vardır. Bu hususta çok dikkatli olmak da başarının sırrıdır.

 

Bir gemide iki kaptan gemiyi batırmak, bir arabada iki şoför trafik kazası yapmak için yeterlidir.

 

Başkasının prensiplerini oturttuğu ve başarısı büyük olasıkla baştan sağlanmış olan bir işin ortasından girerek sahiplenmekten kaçınılmalıdır. Bu tür davranışlar çevrede gizli veya açık olarak aşağılanır, antipati doğurur, haksızlık olur.

 

Bir meslekte ülke gereğinin üstünde kişilerin faaliyet göstermeleri olanaksız olacağına göre, bunların başka dallara kayma mecburiyeti ülkede bir meslek eğitimi savurganlığına yol açacak ve faturası dışarıya beyin göçü veya başka meslekte verimsiz çalışma şeklinde tüm vatandaşlarımız tarafından ödenecektir.

 

Devletin sosyal ve ekonomik görevinin herkese iş ve aş bulma değil, herkesin ürettiği mal ve hizmeti satabileceği ortamı oluşturma olduğu anlatılmalıdır. Devletin zümreler lehine teşvik, taban fiyat, şirket kurtarma gibi işler için vereceği paraların milletin parası olduğu unutulmamalıdır.

 

2000’li yıllarda kafalarımızdaki pörsümüş, çağdışı ambargoları kaldırarak bir zihinsel devrim yapma zamanı gelmiştir.

 

15 Aralık 2015 112757 EET

 

Zamanı iyi kullanma yolları:
  • Çalışmaya zaman ayır, ödülü başarıdır.
  • Düşünmeye zaman ayır, gücün kaynağıdır.
  • Oynamaya zaman ayır, ebedi gençliğin sırrıdır.
  • Okumaya zaman ayır, bilgeliğin temelidir.
  • Dost olmaya zaman ayır, mutluluğa giden yoldur.
  • Hayal etmeye zaman ayır, yüksek gayelere bağlanma yoludur.
  • Sevmeye ve sevilmeye zaman ayır, tanrıların ayrıcalığıdır.
  • Gülmeye zaman ayır, ruhun gıdası ve müziğidir.
     Yunan filozofu Esop’un bir önerisiyle noktalayayım.
     Esop, kendisine ihanet etmiş oğlu Emüs’ü kabul ederek kendisine ceza yerine aşağıdaki telkin ve önerilerde bulunmuştur.
  • Tüm ilahlar ve hükumdarlarına her halde saygılı ol.
  • Az konuş, çok konuşanları yanından uzaklaştır.
  • Eşinin her gereksinimini karşıla ancak sırlarını onunla paylaşma.
  • Yarınını güvence altına almaya çalış. Zira insanın ölümünden sonra düşmanlarına servet bırakması hayatında dostlarına muhtaç olmasından iyidir.

İlginç bulduğum tüm notların hepsi aslında bu kadardı. Ancak kitap bunlardan çok daha fazla anektod içeriyor. İlham vermeye değer olmak dileğiyle. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!