Maraton Koşuyorum

Bir insan nasıl olur da 40 kilometre koşabilir?

Rivayete göre Yunanistan’ın Marathon bölgesinde Perslilere karşı savaşan Yunanlılar ilk saldırıyı kazanır.
Yunan askerleri arasından Pheidippides‘ı mesajcı olarak seçerek; müjdeli haberi vermek üzere önden Atina şehrine gönderirler. Ancak arada 40 kilometrelik koca bir mesafe vardır ve içten yanmalı motorlarla çalışan otomobiller henüz piyasada yoktur. Yok, işte bildiğin yok.

Soluksuz biçimde 40 kilometreyi hemen koşan Pheidippides, şehrinin insanlarına savaştan galip çıktıklarını haber verirken ölür. Son sözleri ise:

Sevinin, kazandık!

olmuştur. Aradan binlerce yıl geçtikten sonra, Pheidippides’un koştuğu bu mesafe Londra olimpiyatlarında standart maraton uzunluğu 42 bin 195 metre olarak kabul görmüş.

Özetle, maraton pek akıllı insan işi değil. Delinin biri kuyuya taş atmış, binlerce yıldır aynı kuyudan çıkarmaya uğraşıyoruz.


 

Şehir içinde maraton koşmak modern zamanlarımızın bir kültürü oldu. İstanbul’da 1978 yılından beri koşuluyor. Bu tarihin geç olduğunu düşünmeyin zira şehirlerde maraton koşulmaya hemen hemen aynı dönemlerde başlıyor 1981’de Londra‘da 1970’te ise New York‘ta başlamış.

Her bir şehrin parkuru birbirinden farklılık gösterdiği için değişik zorluk seviyeleri var. Bundan dolayı maratonların sadece parkur süreleri tutulur ve bunlar birbiriyle karşılaştırılmazmış.

241012_10150194094834709_5501455_o

Ben bugüne dek köprü geçişli HumanRace isimli 10 kilometrelik koşuya katıldım ve 64 dakikada tamamladım.

Neredeyse her yıl, maratona katılmak için motivasyona sahip oldum ancak hiç bir zaman bunun için fırsatım olmadı. Hep bir şeyler çıktı.
2016 için işi biraz daha sıkı tutarak hem yarı maraton hem de tam maratona kayıt oldum.
Siz de katılmak isterseniz yarı maraton için: istanbulyarimaratonu.org ve istanbulmarathon.org adreslerinden kayıt olabilirsiniz.
Hatta dilerseniz beraber bile hazırlanabiliriz.

Bütün bu yazıyı niye mi çıkarıyorum?
Çünkü başarabileceğimden emin değilim ve biraz da endişeliyim.
Yapmam gerektiğini açıkça belirtmediğim sürece bu endişenin kölesi olacağım.
Yenmenin başka yolu yok.

Umarım heyecan duyduğum bu maratonu tamamladıktan sonra yeni bir yazıyla daha karşınızda olurum.