Gelibolu Yarımadasını Pedalladık

“Neden Olmasın?”
İki gün içerisinde hazırlanmamızı ve yola çıkmamızı sağlayan güç, iki kelimeden oluşan bir soru oldu. Cevap olarak ise Gelibolu ‘nda 3 gün içerisinde bisiklet ile yaklaşık 92 kilometre pedal çevirdik. 2 gece kamp yaptık.

Bu yazıda diğer gezi yazılarında olduğu gibi oraya gidin şunu yiyin, buradaki domatesten kiloyla alın, şöyle bir müzeye mutlaka uğrayın tadında şeyler anlatmayacağım. Zaten karnınızı tok sırtınızı pek, gezinizi zengin tutabilecek insanlarsınız; benim vereceğim akla mı ihtiyaç duyacaksınız?
Kitlelerin aklını kullanın(terim üzerine harika bir HBR makalesi[İngilizce] var).

Bisikletle Çanakkale’de pedallamak fikri, askerliğini kısa dönem er olarak Gelibolu’nda yapan ve tarihsel anlatımı için diğer askerleri gezdiren abimin fikriydi. Ancak küçük bir sorunumuz vardı.
Bisikletimiz yoktu.
Bulunur dedik. Başladık.
Sabah 05:00’da İstanbul’dan Eceabat’a doğru araçla yola çıktık.
Varınca bisiklet aradık, yük taşıyıcısı olanından bulamadık.

2015-05-19 14.41.41

Sonra internetten adresini ve telefonunu yola çıkmazdan evvel not ettiğimiz Atılım Bisiklet‘ten Ömür Dursun’a haber verdik. Sorun çözülmüştü. Eceabat’tan Gelibolu şehir merkezine olan yolu aldık. Vardığımızda bisikletler hazırlandı. Hani işini çok iyi yapan insanlar vardır da hayran olursunuz ya işte öyle birisi. Bisikletleri yüklenip başlangıç noktamıza geri döndük. Bu esnada İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin de anma için pedal çevirdiğini öğrendik. Okula rengini veren anı çok acı.

İlk gün başladığımız yol güzergahı şöyleydi. İlk günün finalini ise kendimize Gökçeada olarak hedef koymuştuk. Gelibolu yarımadası milli park statüsüne sahip olduğu için artık yerleşime izin verilmiyor. Sadece araçlarla ve otobüslerle ulaşım sağlanabiliyor.

Pedalladığımız süre boyunca kuş sesleri ve yokuşlar bize eşlik etti. Ancak her bir rakımını tırmandıkça buna değdiğini görüyorsunuz. Vardığınızda ise Gelibolu yarımadasının her yanında olduğu gibi sizi bekleyen bir şehitlik oluyor.

2015-05-17 17.40.50

Mehmetçik’e Saygı Anıtı’ndan Görünüm

Günün sonunda 5 şehitliği gezmiş ve 28 kilometreyi bitirmiştik. Ve hedefimizin son derece gerisindeydik. Bir daha yakalayamadık da zaten. Öylece adaya geçtik. Anlık ortaya çıkan seyehatlerde plana sadık kalmayı da kim çıkardı ki?

İkinci gün Gökçeada’da bir ileri bir geri keşfettikten sonra akşamında karşı kıyıya vardık.

Kamp alanına ulaştıktan sonra üçüncü günün sabahında bizi bekleyen daha çılgın bir rota için erkenden yola çıktık. Bu sefer ki yol ilk iki günün toplamını aşıyordu:

Velev ki yolun büyük bir kısmı iniş şeklindeydi. Yoksa bitirebilmemiz mümkün değildi. Yer yer karşımıza çıkan alanlar nefes kesici güzellik (ve yol üstündeki çeşmeler) motivasyonumuzu arttırmasaydı bu yolu bitirebilmemiz hiç mümkün olmayacaktı.

2015-05-19 06.42.50

Bütün serüveni tamamlayınca ise gerek İEL’nin hikayesini gerek Çanakkale Cephesinin anlamı artık size başka türlü bir sır veriyor. Yakın zamanda sizin de bu aziz hatırayı deneyimlemeniz dileğiyle.