Neden Daha Fazla Dergi Okumalısınız?

Arabayla yolculuğumuz devam ederken, acıktık. Yol kenarında bir McDonalds’ta durup son teknoloji ile hızlıca hazırlanan yiyeeceklerle karnımızı doyuruyorduk. Yemeğimizi bitirdikten sonra buz eklenmiş kola elimde dışarı çıkarken, gördüm. Amerika’nın Pennsylvannia eyaletinde geçirdiğim 2 ayın sonunda; hayatımda ilk defa bir Amish insanı gördüm(2011). Hala at arabalarıyla seyehat eden ve hayatlarında elektrikli bütün ürünleri kullanmayı reddeden gelenekçi Hristiyanları ilk defa Atlas dergisinin Aralık 2002 sayısında okumuş, haberdar olmuştum.

Dergilere olan ilgim ilkokul yıllarıma dek uzanır.

Bir yakınımız, belki zorunlu, abonesi olduğu dergileri bir kaç ayda bir bana gönderirdi. Set halinde gelen işte o eski sayıların içinde çoğunlukla Aksiyon dergisi çıkardı. Bir iki tane de Atlas. Kimisinin ambalajı dahi açılmamış olurdu, okunmadığı belliydi. Bu durumsa benim için salt merak demekti.

Hala daha içimde aynı merakla gazete bayiinden yeni dergiler alıyor, okumaya devam ediyorum.
Bugüne dek bir dönem düzenli okuduğum dergiler aşağıdaki gibi:

  1. Aksiyon: 1994 yılında yayına başlamış. Ben 2000’lerde tanıştım. Demokrat bir çizgide muhafazakar yazarların yoğunlukta olduğu Aksiyon dergisi bu yıl 20. yaşına giriyor. Her ne kadar cemaat yayın organı olarak lanse edilmesinin de katkısıyla geleneksel bir üsluba sahipti, hala daha aynıdır. Lakin öğreticidir. Bekleme salonlarında önüme koyulmadığı takdirde doğrudan alıp okumuyorum ancak bir vefa borcum olduğunu bilirim.
  2. Atlas: Yerinde durmaktan rahatsız gezgin ruhlu insanların “her zaman keşfetmek için bak”tıkları bir süreli yayın. National Geographic yanında halt etmiştir. Gittikleri yerleri derinlemesine inceleyip rakımından, rakı lokantasına en ince detayları öğrenebileceğiniz her sayısı arşivlenesi bir dergidir. Hepsinden ötesi Atlas dahil olabileceğiniz bir topluluktur. (Ben Eylül 2001, Eylül 2002 ve Aralık 2005’i hala saklarım)[Tavsiye ederim]
  3. Bilim ve Teknik: Tübitak tarafından çıkarılan en uzun soluklu dergisidir. 47 yıldan beri teknoloji ama ağırlıklı farklı bilim disiplinlerinden haberlerle yayın hayatına devam ediyor. Lisede okumaya başladığım bu dergiyi uzun bir süre okudum ta ki, NTV Bilim dergisi meydana çıkıncaya kadar.
  4. Newsweek Türkiye: Okuduğum en iyi hazırlanmış, detaylı ve basitçe anlatılmış iç/dış politika ve ekonomi dergisiydi. Ne yazık ki kapatıldı. Ama ben en çok derginin editörü Selçuk Tepeli’ye kızıyorum. 3.5 Liraya hatatın sırrı mı verilir, lan?
  5. NTV Bilim: Mayıs 2011’de durduruldu. Bilim ve Teknik’in totoliter anlayışını devirebilecek gibiydi, olmadı. İlk sayısından bu yana takip ettiğim derginin 4 sayısı hariç hepsini arşivledim.
  6. Bloomberg Businessweek: “Ekonomi dergileri sıkıcıdır” sloganını benim için yerlebir eden bir dergi olmuştur. Ekonomik verileri okunulası basit bir dille anlatırken yorumlayıcı olmanızı sağlayacak kadar da öğretiyor. Haftalık. Bünyesinde Mithat Bereket, Mehmet Altan, İsmail Hakkı Polat gibi köşe yazarlarını da bulundurarak politika ve teknoloji anlamında da hatırı sayılır bilgiler verir.[Tavsiye ederim]
  7. Harvard Business Review Türkiye: Dergilerin şahı. Kısaca HBR Türkiye olan ve Harvard Üniversitesinin işletme okulunun resmi süreli yayın organıdır. İçerisinde liderlik üzerine harika tespitler bulabilirsiniz. Bunların bazısı aklınıza bir virüs gibi hiç çıkmamacasına girebilir. Kendinizi sorgularsınız. Makalelerin bakış açısına hayran kalırsınız.[Tavsiye ederim]

Bütün bu yukarıda saydıklarımın yanında denemek amacıyla kimi zaman ChipSızıntı, Analist, Capital, PCNet, IEEE Spectrum, Forbes gibi dergileri de denedim. Denemeye de devam edeceğim.

Kitaplardan farklı olarak dergiler günümüze dair güncel bilgiyi içerir. İçinde yaşadığınız dönemin içinde yaşamadığımız dönemden görünüşüdür. Çağdaşlarımızı anlamamızı kolaylaştırıcı niteliktedir ve son konuşulan dedikoduları sunar.  Kitaplar daha çok tecrübe edilmiş veya edilmesi planlanan düzenli bilgiyi sunar. Dergi ise en ufak fısıltıyı dahi haber verebilir.

Hepsinden öte şüphesiz ki kitap okumayı daha yeni öğrendik. Dergi için ise hem kaliteli çeşitlere hem de kaliteli okuyucuya ihtiyacımız var. Yeni şeylere dair az merakınız varsa zaten ilginizi dizginlemek için sizi dergilerden başkası paklamayacaktır. Daha fazla dergi okumanız için ilk sebep: merakınızı dindirmek.

Yazının başında bahsettiğim gibi bana miras kalan dergiler veya artık pek beğenmediğim dergilerden  bile Türkiye’de bir dönem artmaya başlayan “sokak çeteleri” kavramının, “Kök hücre”nin ne olduğunu, Saymalıtaş’taki Şaman izlerini öğrendim. Daha fazla dergi okumanız için ikinci sebep: yeni şeyler öğrenmek.

Sigara kullanmıyorum. Kullanıyormuş gibi dergi okuyorum. Bağımlılığın bu seviyelere gelmesinde sigara için nikotin neyse insan için merak odur ve öğrenmeden/okumadan dinmiyor. Daha fazla dergi okumanız için üçüncü sebep ise: var olan bağımlılıklarınızın biçimini değiştirmek.

Eğer siz de hayatta önemli olanın sorular olduğuna ve bu sorulara cevabın mutlaka bir biçimde bulunacağına inananlardansanız. Okuduğunuz dergileri aşağıdan yorum ekleyerek beni haberdar ediniz.

Bu yazıyı beğendiyseniz, daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak için paylaşarak teşekkür edebilirsiniz.